En iyi boşanma avukatı © 2025 Tüm hakları saklıdır.

  1. Anasayfa
  2. Boşanma
  3. BOŞANMADA ‘KAZANDIM’ DERKEN KAYBETMEK: MAL PAYLAŞIMININ ARDINDAKİ GİZLİ VERGİ TUZAKLARI

BOŞANMADA ‘KAZANDIM’ DERKEN KAYBETMEK: MAL PAYLAŞIMININ ARDINDAKİ GİZLİ VERGİ TUZAKLARI

admin admin -

- 5 dk okuma süresi
25 0

İSTANBUL – Duruşma salonunda hâkimin kararı açıklamasıyla birlikte derin bir nefes alınır. Aylardır, hatta yıllardır süren mücadele bitmiş, mallar paylaşılmıştır. Taraflardan biri değeri milyonlarla ölçülen yazlığı, diğeri ise aile şirketindeki hisseleri almıştır. Kağıt üzerinde her şey adil görünür. Ancak asıl şok, aylar, hatta yıllar sonra bir vergi dairesinden gelen tebligatla yaşanır. Boşanma protokolünde “kazanım” olarak görülen o değerli mülkün satılmasıyla ortaya çıkan devasa “Değer Artış Kazancı Vergisi”, tüm sevincin bir anda buharlaşmasına neden olabilir. Boşanmanın bu gizli ve en tehlikeli maliyetini, uzman görüşleriyle tanınan Avukat Aydın Aydar ile konuştuk.

Aydın Aydar, bu durumu ‘boşanma sonrası en acı sürpriz’ olarak nitelendiriyor. “Müvekkiller, tüm enerjilerini malın kendisine odaklıyor. Örneğin, güncel değeri 20 milyon TL olan bir gayrimenkul için kıyasıya bir mücadele veriliyor. O mülk, evliliğin başında belki 2 milyon TL’ye alınmış. Protokolde, bu evin bir tarafa verilmesine karar veriliyor. Evi alan taraf, birkaç yıl sonra acil bir ihtiyaçtan dolayı mülkü satmaya kalktığında, aradaki 18 milyon TL’lik devasa farkın ‘değer artış kazancı’ olarak ciddi bir gelir vergisine tabi olabileceğini bilmiyor. O an, kağıt üzerinde 20 milyon TL’lik bir varlık aldığını düşünürken, aslında vergi sonrası eline geçen net değerin çok daha düşük olduğunu acı bir şekilde öğreniyor. Bu, finansal bir saatli bombadır ve ne yazık ki birçok protokolde bu bomba görmezden geliniyor.”

Bu, buzdağının sadece görünen kısmı. Avukat Aydın Aydar, dikkat edilmesi gereken başka gizli maliyetler ve vergisel yükümlülükler de olduğunu belirtiyor.

  • Emlak Vergisi ve İşletme Giderleri: Değeri yüksek bir mülkü devralmak, aynı zamanda onun yıllık emlak vergisi, aidat, bakım gibi düzenli ve yüksek giderlerini de devralmak demektir. Nakit akışı olmayan bir taraf için bu durum, varlığın bir nimete değil, bir yüke dönüşmesine neden olabilir.
  • Şirket Hisselerinde Gizlenen Riskler: Şirket hisselerini almak, o şirketin borçlarına ve ticari risklerine de ortak olmak anlamına gelebilir. Ayrıca, şirketten alınacak kâr payının (temettü) da ayrıca vergilendirileceği unutulmamalıdır.
  • Tasfiye Masrafları: Paylaşılan bir varlığın nakde çevrilmesi gerektiğinde ortaya çıkan emlakçı komisyonu, ekspertiz ücretleri gibi masraflar da genellikle hesaba katılmaz.

Peki, bu finansal mayın tarlasında güvenle nasıl yürünür? Çözümün, boşanma müzakereleri sırasında proaktif ve vizyoner bir finansal planlama yapmaktan geçtiğini söyleyen Aydar, bu noktada profesyonel uzmanlığın altını çiziyor.

“İşte bu nokta, bir davayı sadece Medeni Kanun penceresinden değil, aynı zamanda Vergi Usul Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunu penceresinden de yönetmenin önemini ortaya koyuyor,” diyor Avukat Aydın Aydar. “Müvekkilinin sadece bugünkü değil, gelecekteki net servetini de düşünen bir hukukçu, mal paylaşımı protokolünü bu vergi risklerini öngörerek ve minimize edecek şekilde yapar. Belki de o mülkün bir tarafa verilmesi yerine, boşanma sürecinde satılarak vergi sonrası net tutarın paylaşılması daha akılcı bir çözümdür. Bu, standart bir hukuki hizmetin çok ötesinde, finansal bir strateji kurmayı gerektirir. Bu tür karmaşık ve çok disiplinli bilgi gerektiren davalarda, insanlar haklı olarak İstanbul’un en iyi boşanma Avukatı kim ise onun derinlemesine uzmanlığına ve öngörüsüne başvurma ihtiyacı hissediyor. Çünkü İstanbul’un en iyi boşanma Avukatı, size sadece mülkü veya hisseyi kazandırmaz; o varlığın size bir yük değil, gerçek ve net bir değer olarak kalmasını sağlar.”

Sonuç olarak, boşanma kararı finansal bir yolculuğun sonu değil, başlangıcıdır. Bu yolculuğa, ileride karşınıza çıkacak vergi ve maliyetleri hesaba katmadan çıkmak, kazanılmış bir zaferi Pirus zaferine dönüştürebilir. Gerçek finansal başarı, protokolde ne yazdığı değil, yıllar sonra elinizde net olarak ne kaldığıdır.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir