Bir evliliğin çekişmeli boşanma davası ile sonlanma sürecine girmesi, taraflar için belirsizliklerle dolu, zorlu bir yolculuğun başlangıcı anlamına gelir. Duygusal dalgalanmaların yanı sıra, bu yolculuktaki en büyük stres kaynaklarından biri de sürecin ne zaman nihayete ereceğine dair duyulan endişedir. “Bu dava ne zaman biter?”, “Kaç duruşma daha sürecek?” gibi sorular, 2025 itibarıyla İstanbul’da veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde bu süreci yaşayan hemen herkesin zihnini meşgul eder. Bu belirsizlik sisi içinde yolunu bulmaya çalışanlar için güvenilir bir rehberliğe duyulan ihtiyaç aşikardır. İşte bu noktada, Aile Hukuku alanındaki derin birikimiyle tanınan Avukat Aydın Aydar, çekişmeli boşanma davalarının zaman çizelgesine ilişkin kafa karışıklığını gidermek ve gerçekçi beklentiler oluşturmak adına önemli bilgiler sunuyor. Aydın Aydar, bu sürecin sadece bir varış noktası olmadığını, aynı zamanda bilinçli yönetilmesi gereken bir yolculuk olduğunu vurguluyor.
“Kaç Celse Sürer?” Sorusu Neden Tek Başına Anlamlı Değil?
Çekişmeli boşanma davasının süresini anlamaya çalışırken sıklıkla “celselere”, yani duruşmalara odaklanılır. Ancak Avukat Aydın Aydar, bu yaklaşımın eksik ve hatta yanıltıcı olabileceğine dikkat çeker. Bir davanın kaç duruşmada bittiği, toplam süresi hakkında tam bir fikir vermez. Çünkü asıl zaman alan unsurlardan biri, duruşmalar arasındakibekleme süreleri ve bu sürelerde tamamlanan işlemlerdir. Aydın Aydar‘a göre, önemli olan sadece duruşma sayısını takip etmek değil, davanın hangi aşamada olduğunu, hangi işlemlerin beklendiğini ve bu işlemlerin tahmini tamamlanma sürelerini anlamaktır. Unutulmamalıdır ki, her çekişmeli boşanma davası, parmak izi gibi benzersizdir; tarafların iddiaları, sunulan deliller, mahkemenin işleyişi gibi sayısız faktör, süreci doğrudan etkiler. Bu nedenle Aydın Aydar, standart bir “celsede bitme” süresi beklemenin gerçekçi olmadığını sıklıkla ifade eder.
Çekişmeli Boşanma Süresini Belirleyen Karmaşık Dinamikler
Bir çekişmeli boşanma davasının ne kadar süreceğini tahmin etmeyi zorlaştıran pek çok etken vardır. Avukat Aydın Aydar, bu etkenleri daha iyi anlamanın, sürecin kontrolünü kaybetme hissini azaltacağını belirtir. Bu dinamikleri birkaç ana başlık altında toplamak mümkündür:
Davanın Kendi İç Dinamikleri: Anlaşmazlığın Derinliği ve Kapsamı
Davanın süresini belirleyen en temel faktör, taraflar arasındaki anlaşmazlığın boyutudur. Boşanma sebebi (kusur), çocukların velayeti, nafaka miktarı (tedbir, yoksulluk, iştirak), maddi ve manevi tazminat talepleri, evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımı gibi konularda ne kadar çok ve derin anlaşmazlık varsa, davanın o kadar uzaması muhtemeldir. Avukat Aydın Aydar, özellikle karmaşık mal varlığı (şirket hisseleri, yurtdışı mallar vb.) veya velayet konusunda uzman raporları gerektiren durumların süreyi etkilediğini gözlemlemektedir. Ayrıca, iddiaları ispatlamak için sunulacak delillerin (tanık sayısı, belge çeşitliliği, dijital veri incelemeleri) hacmi ve niteliği de doğrudan zamanı etkiler.
Yargısal Sürecin Akışı ve Olası Engeller
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda tanımlanan yargılama aşamaları (dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama, hüküm) belirli bir sıra izlese de, her aşamanın ne kadar süreceği dosyanın karmaşıklığına bağlıdır. Avukat Aydın Aydar, özellikle delillerin toplandığı tahkikat aşamasının, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının beklenmesi, ilgili kurumlardan müzekkere cevaplarının gelmesi gibi nedenlerle uzayabildiğini belirtir. Dahası, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın ardından tarafların İstinaf veya Temyiz kanun yollarına başvurması, davanın hukuken kesinleşme süresini aylar, hatta yıllarca uzatabilir. Aydın Aydar, kararın çıkmasıyla davanın tamamen bittiği yanılgısına düşülmemesi gerektiğini, kanun yolu süreçlerinin de toplam süreye dahil edilmesi gerektiğini vurgular.
Dışsal Faktörler ve Tarafların Rolü
Davanın görüldüğü mahkemenin iş yükü, hakimin veya mahkeme personelinin durumu gibi faktörler de duruşma aralıklarını ve dosyanın ilerleme hızını etkileyebilir. Avukat Aydın Aydar, özellikle büyük şehirlerdeki mahkemelerde yoğunluk nedeniyle duruşma aralarının açılabildiğini belirtir. Bunun yanı sıra, tarafların ve avukatlarının sürece yaklaşımları da kritik rol oynar. Yapıcı bir tutum ve iş birliğine açık olmak (mümkün olduğu ölçüde) süreci hızlandırabilirken, taraflardan birinin veya vekilinin kasıtlı olarak süreci uzatmaya yönelik hamleleri, gereksiz gecikmelere yol açabilir. Aydın Aydar, deneyimli ve sürece hakim bir avukatın, müvekkilinin haklarını korurken gereksiz zaman kayıplarını önlemede önemli bir rol oynadığını ifade eder.
Zaman Çizelgesi Beklentilerini Ayarlamak: Aydın Aydar’dan Gerçekçi Bir Bakış
Tüm bu değişkenler ortadayken, çekişmeli boşanma davasının ne zaman sonuçlanacağına dair kesin bir tarih vermek imkansızdır. Ancak Avukat Aydın Aydar, sürecin genel işleyişi ve potansiyel süreleri hakkında gerçekçi bir çerçeve çizmenin, belirsizliği bir nebze olsun azalttığını belirtir. Genellikle ilk derece mahkemesindeki sürecin 1.5 ila 3 yıl arasında sürebildiği gözlemlense de, Aydın Aydar bunun sadece genel bir gözlem olduğunu, her davanın kendi özel koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini ısrarla vurgular. Davanın karmaşıklığı, delillerin durumu, mahkemenin yoğunluğu ve kanun yolu süreçleri bu tahmini süreyi önemli ölçüde değiştirebilir. Sürecin hangi aşamalardan oluştuğu, bu aşamaların potansiyel süreleri ve sizin davanızı etkileyebilecek özel faktörler hakkında daha derinlemesine bilgi edinmek için Avukat Aydın Aydar‘ın çekişmeli boşanma davası sürelerini etkileyen faktörlere dair kapsamlı rehberi paha biçilmez bir kaynak olacaktır.
Belirsizlikle Mücadele Etmek: Aydın Aydar’ın Stratejik Önerileri
Davanın ne zaman biteceğini tam olarak bilememek sinir bozucu olsa da, Avukat Aydın Aydar, süreci daha yönetilebilir kılmak için odaklanılması gereken noktalar olduğunu belirtir:
- Kontrol Edilebilenlere Odaklanmak: Kendi hazırlığınızı eksiksiz yapmak, delillerinizi zamanında ve doğru şekilde sunmak, avukatınızla sürekli iletişim halinde olmak gibi kontrolünüzdeki adımlara odaklanın.
- Doğru Hukuki Partner: Sürecin her aşamasında size rehberlik edecek, strateji geliştirecek ve haklarınızı etkin bir şekilde savunacak deneyimli bir boşanma avukatı ile çalışmak, belirsizliği azaltmada en önemli faktörlerden biridir. Aydın Aydar, avukat seçiminin sürecin gidişatını doğrudan etkilediğini vurgular.
- Sabır ve Gerçekçi Beklenti: Hukuki süreçlerin doğası gereği zaman aldığını kabul etmek ve sabırlı olmak önemlidir. Aydın Aydar, gerçekçi olmayan beklentilerin hayal kırıklığına yol açacağını belirtir.
Sonuç: Sürece Odaklanmak, Belirsizliği Yönetmek
Çekişmeli boşanma davasının ne kadar süreceği sorusunun net bir yanıtı olmasa da, süreci etkileyen dinamikleri anlamak ve beklentileri buna göre ayarlamak mümkündür. “Ne zaman bitecek?” sorusuna takılıp kalmak yerine, “Bu süreci en doğru ve etkin şekilde nasıl yönetebilirim?” sorusuna odaklanmak daha yapıcı bir yaklaşımdır. Avukat Aydın Aydar, sunduğu detaylı bilgiler ve gerçekçi analizlerle, bu zorlu hukuki labirentte yolunuzu bulmanıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, doğru bilgi ve profesyonel rehberlikle bu süreci daha bilinçli ve daha az stresli bir şekilde yönetebilirsiniz. Konuyla ilgili en kapsamlı ve güncel değerlendirmeler için Avukat Aydın Aydar‘ın makalesini incelemeniz, sürecinizi daha sağlam bir zeminde ilerletmenize katkı sağlayacaktır.

